Spotify, yapay zeka ile üretilmiş düşük kaliteli müziği ve spam parçaları öneri sisteminden ayıklamaya başladı. Ancak bu bir yasak değil. Şirket parçaları katalogdan silmiyor, algoritmanın onları dinleyiciye önermesini engelliyor. Bu fark küçük görünebilir, ama yapay zeka müziği tartışmasının asıl ekseni tam olarak burada duruyor.

Ne oldu?

Spotify, son bir yıl içinde yapay zeka üretimi "slop" ya da spam olarak değerlendirdiği 50 milyondan fazla parçayı kullanıcı önerilerinden çıkardığını açıkladı. Şirket ayrıca öneri sistemini, insan sanatçıların yaptığı müziği daha fazla öne çıkaracak şekilde değiştirdiğini belirtti. Editörlerin de aynı standardı uyguladığını vurguladı.

Spotify neden yapay zeka müziğini yasaklamıyor?

Sorun yeni değil, yalnızca ölçeği değişti. Spam müzik, yapay zekadan önce de vardı. Beyaz gürültü kayıtları, 31 saniyelik parçalar ve popüler şarkıların isimlerini taklit eden yüklemeler yıllardır platformlarda dolaşıyordu. Bu içeriklerin ortak noktası, dinlenme başına ödeme modelinin açığını kullanmalarıydı. Suno ve Udio gibi müzik üretim araçları ise üretim maliyetini neredeyse sıfıra indirdi. Artık bir kişi, bir günde yüzlerce parça yükleyebiliyor.

Burada telif ekonomisini anlamak gerekiyor. Spotify, büyük ölçüde "pro-rata" modeliyle ödeme yapıyor. Tüm abonelik ve reklam gelirleri tek bir havuzda toplanıyor ve her sanatçıya toplam dinlenmedeki payı oranında dağıtılıyor. Yani bir spam parçanın aldığı her dinlenme, havuzdan gerçek bir sanatçının payını küçültüyor. Bu nedenle mesele estetik değil, doğrudan bir gelir dağılımı meselesi. Spotify'ın 2024'te getirdiği yıllık asgari dinlenme eşiği de aynı soruna yönelik bir önlemdi. Çok az dinlenen parçalar artık telif almıyor.

Peki slop'u kim tanımlıyor? Spotify'ın sinyalleri büyük olasılıkla dinleyici davranışına dayanıyor. Bu sinyaller arasında hızlı atlamalar, düşük tamamlanma oranı ve kitlesel yükleme örüntüleri olabilir. Bu da rahatsız edici bir soruyu gündeme getiriyor. Dinleyicinin atladığı parçayı "kalitesiz" saymak sanatsal bir yargı değil, etkileşim optimizasyonudur. İnsan yapımı deneysel bir albüm de aynı filtreye takılabilir. Buna karşılık iyi kurgulanmış bir yapay zeka parçası filtreden rahatça geçebilir. 2025 yazında tamamen yapay zeka ile üretilen The Velvet Sundown grubunun milyonu aşan aylık dinleyiciye ulaşması bunun bir örneğiydi.

Rakipler yapay zeka müziğini nasıl etiketliyor?

Platformlar aynı soruna farklı yollardan yaklaşıyor:

PlatformYaklaşımDinleyiciye görünürlük
SpotifyÖneri algoritmasında görünürlüğü azaltma, spam filtresi, yapay zeka beyanı için sektör standardı desteğiSınırlı; ayrım çoğunlukla arka planda
DeezerTamamen yapay zeka üretimi parçaları tespit edip albüm sayfasında etiketleme, editöryal ve algoritmik önerilerden çıkarmaAçık etiket
YouTubeGerçekçi sentetik içerik için içerik üreticisine beyan zorunluluğu ve etiketBeyana bağlı etiket

Deezer'ın modeli daha şeffaf: dinleyici ne dinlediğini görüyor. Spotify'ınki ise daha az görünür. Kullanıcı neyin filtrelendiğini bilmiyor, sadece önerilerin değiştiğini hissediyor. YouTube ise sorumluluğu büyük ölçüde içerik üreticisine bırakıyor. Bu model, beyan etmeyen kötü niyetli yükleyicilere karşı zayıf kalıyor.

İnsan sanatçılar için ne değişiyor?

Bağımsız müzisyenler için kısa vadeli etki muhtemelen olumlu olacak. Keşfet listeleri ve otomatik çalma listeleri, küçük sanatçıların en önemli büyüme kanalı. Bu alanlar spam ile dolduğunda ilk zararı onlar görüyor. Önerilerin temizlenmesi, onların algoritmik görünürlüğünü artırabilir.

Ancak bir risk de var. Kurallar şeffaf değilse, yanlışlıkla filtrelenen bir sanatçının itiraz edebileceği net bir mekanizma da olmayabilir. Ayrıca yapay zekayı yardımcı araç olarak kullanan müzisyenler belirsiz bir alanda kalıyor. Mastering için yapay zeka kullanan bir prodüktör ile bütün şarkıyı bir komutla üreten bir hesap aynı kefeye konmamalı. Bu ayrımın nasıl yapılacağını ise henüz bilmiyoruz.

Sırada ne var?

İzlenmesi gereken üç konu var. Birincisi, dağıtım şirketleri üzerinden gelen yapay zeka beyanlarının zorunlu hale gelip gelmeyeceği. İkincisi, Spotify'ın filtreleme kriterlerini sanatçılara ne ölçüde açıklayacağı. Üçüncüsü ise büyük plak şirketlerinin yapay zeka şirketleriyle yaptığı lisans anlaşmaları. Bu anlaşmalar "meşru" yapay zeka müziği diye yeni bir kategori yaratırsa, filtrenin sınırları yeniden çizilmek zorunda kalacak.

Değerlendirmemiz şu: Spotify doğru sorunu hedefliyor, çünkü spam doğrudan sanatçı gelirini eritiyor. Fakat kalite tanımını etkileşim verisine bıraktığı ve kriterleri gizli tuttuğu sürece bu bir kürasyon politikası değil, bir optimizasyon ayarı olarak kalacak. Deezer tarzı açık bir etiket, hem dinleyiciye hem sanatçıya daha adil bir zemin sunar.